Blog Haberleri

Aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.03.2017

Etkileyici bakışların sırrı

Etkileyici bakışların sırrı

Etkileyici bakışların sırrı - Etkileyici bakışlar tüm kadınların en önemli silahı. Ancak bakışların etkili olabilmesi için kirpiklere de büyük görev düşüyor. Bunun için de uzun ve dolgun kirpiklere sahip olmak gerekiyor.

Etkileyici bakışların sırrı nedir?

Dolgun kirpiklere sahip olmanın sırrı, doğru rimel seçiminde yatıyor. Kullandığınız rimelin etkisini arttırmak ve gün boyu kalıcı olmasını sağlamak için, rimeli kirpiklerinize sürmeden önce kirpiklerinizi fırçalayın. Daha sonra da pudra sürün. Bu arada kirpiklerinizi kıvırmayı da ihmal etmeyin.

Bakışlarınızdaki anlamı iyi bir makyajla daha fazla belirginleştirebilirsiniz.

25 yaşın üzerindeyseniz gözlerinizin etrafında en az üç farklı canlı renkle kendinizi sokaklara attığınız o günleri hatırlayacaksınız (bunu yaptığınızda korkudan sinmeyi denemeyin). Neyse ki, bu görüntü geniş vatkalı omuzlar, çok sıkı kıvırcık permalar ve Madonna ilhamlı haç simgesi olan bileklikler ile 1980’lerde öldü.

Doğal bir bakıştan puslu bir etkiye, temiz bir tarza kadar uzanan bugünün makyaj trendi gerçekten çok farklı. Fakat, renkler ve makyaj dokuları değişebilen bir şey hep kalıyor- gözlerin temel yapısı.

Hollywood, Kaliforniya’da ünlü güzellik uzmanı Darrell Redleaf, modern görünümün anahtarının aşağıdaki beş basit göz makyajını hazırlama ve uygulama olduğunu söylüyor.

“Çoğu kadın bir zamanlar yaşadıkları dönemin tarzına uygun makyaj stili belirler” diye açıklama yapıyor. 1980’lerde makyaj yapmaya başladıysanız o zamanlar moda olan üç renk (göz kapakları üzerine parlak, kısmen iç köşelere, göz kırışıklığına koyu bir renk ve kaş kemiğinin üzerine parlatıcı) favoriniz olacak. Bu tamamen geçmişte kalmış bir tarz. Redleaf, kadınların biraz özgüvenle aynanın karşısına geçmelerini ve kendi yaş gruplarına uygun, güncel dergilerde gördükleri göz makyajları ile kendi makyajlarını karşılaştırmalarını öneriyor. Ayrıca, etrafınızdaki diğer kadınların neler yaptığına dikkat edin, istediğiniz görünüme sahip birini görürsüz. Onu uygulama tarzını iyice analiz edin. Böylelikle onu taklit edebilirsiniz.

5 temel adımda etkileyici bakışlar

Ünlü müşterilerle çalıştığında Redleaf, en son gözlerde makyaj uygulaması yapmadan önce ilk olarak cildin hazırlanması gerektiğini söylüyor.

Temiz bir bez ile başlayın

Normal rutin uygulayarak yüzünüzü yıkayın. Redleaf, zamanınız varsa 10 dakika boyunca gözünüzdeki şişlikleri azaltmak için soğuk kompres uygulamanızı öneriyor. Soğuk çay poşetleri, kafein içerdiğinden göz şişliklerini azaltmada birebir (bölgeye kan akışını azaltarak, kılcal damarları gerginleştiren kafein). Buzdolabından çıkardığınız herhangi soğuk bir gıda da göz şişliklerini azaltmada yardımcı olur (salata dilimleri veya buz kompresi). Göz şişliklerini azaltmada kullanılan kremler de mevcut.

İlk olarak, cildinizi temizleyin ve hazırlayın. Göz etrafınıza çok hafif bir nemlendirici uygulayın.
Redleaf yağlı ciltlerin bile bu uygulamaya ihtiyacı olduğunu söylüyor. Çünkü göz bölgesi neredeyse hiç yağ torbasına sahip değildir. Nemlendirici, göz etrafındaki hassas cilt için çok ağır gibi görünürse bir bez ile hafifçe çok az miktarda nemlendirici sürün. El veya vücut losyonları asla kullanmayın.

Redleaf, el veya vücut losyonlarının çok yağlı olduğunu, fakat bu losyon, gözünüzün içine kaçsa da göze zarar vereceği anlamına gelmeyeceği konusunda uyarıyor. Yüzünüzün geri kalan kısmına fondöten veya kapatıcı uygularken bu uygulamayı da yapın.

Kaşlarınızın değerlendirilmesi

Redleaf, başarılı bir görüntünün temel elementinin iyi görünüşlü bir kaş olduğunu söylüyor. “Kaşlar yüzünüzün ve kısmen de olsa göz bölgenizin çerçevesidir.” Tabiî ki kaşlarda da trendle vardır, fakat sizin dış görünüşünüze en uygun olanı seçmek zorundasınız. Kaşlarınızı, tarzınıza ve yüz tipinize uygun olarak değiştirmenin bir yolu vardır. Redleaf, tahminen 1980’li yılların tarzı olan Brooke Shields kaşa sahipseniz hemen onlardan kurtulmanızı öneriyor. Aslında Redleaf, yeni bir görünüme sahip olmayı isteyen kadınlara yeni makyaj ürünleri almadan veya kendilerine yeni bir tarz oluşturmayı denemeden önce bir kaş uzmanına danışmalarını tavsiye ediyor. Redleaf, kaşların en son görüntüsünün 30 yaş üzeri herkes için hafif bir kavisin hoş bir görüntü olduğunu söylüyor. Çünkü kavis, yüzde otomatik bir kaldırma sağlar.

Düzgün bir görüntüye sahip olmak için bakım yapmanız gerekmektedir. İkinci adımda ise yeni şekillendirilmiş kaşlarınız ile ilgilenin. Releaf, her türlü güzellik mağazasında bulanan basit bir araç olan, tüyleri aşağı doğru taramak için kullanılan kırpık uçlu fırça ile çalışır. Kaşlarınızın arasından çıkan fazla tüyleri görürseniz dikkatlice çekin. Boz kahverengi far alın ( Redleaf, saçlarınız siyahsa ve teniniz koyu renkte ise asla siyah far kullanmamanız gerektiğini söylüyor. Redleaf, Groucho Marx gibi görüneceğinize dair söz veriyor) ve fırça kullanarak farı kaş kavisinizin üstüne gelecek şekilde sürün. Bütün kaşınıza uygulayın ve kaşlarınızı fırçayla düzeltin. Gerekirse kaşınızın boş olan kısımlarını doldurun. Kaşlarınız inatçıysa bazı kaş jelleri ile onları şekillendirin. Redleaf “kaşlarınızla ilgili sorunları hallettiyseniz olayı yarı yarıya bitirmişsinizdir” der. Kaşlarınızı düzelttikten ve kirpiklerinize hafif bir maskara sürdükten sonra çok “temiz” görüntüyle sokağa çıkabileceğinizi söyler.

Far kompaktını belirleme

Rengi uygulamadan önce kaşlarınıza doğru hafifçe yedirerek, göz kapağınıza doğru biraz kapatıcı ve fondöten (yüzünüzle aynı tonda) kullandığınızdan emin olun. Gözaltı morluklarınız varsa kapatıcıyı gözaltı bölgesinde kullanabilirsiniz, fakat kapatıcıyı iyice yedirdiğinizden emin olun. Kapatıcı, göz etrafında oluşan solgunlukları kapatacak ve uygulayacağınız renge zemin hazırlamanıza yardımcı olacaktır. Şimdi kompaktı açma zamanı.

Çoğu far takımları üçlü veya dörtlüdür, hatta bu far takımlarının bazen beş farklı rengi bile vardır. Redleaf, bu renklerin bir arada kullanılabilineceğini fakat hepsinin aynı anda kullanılamayacağını söylüyor. Redleaf :“Bahsettiğimiz gibi alın kemiğinin üst kısmının eski görünümü daha az aydınlıktı. Kaşınızın altındaki sağ bölge ve alın kemiğinizin alt bölgesi, göz kapağınızdaki kırışığın üzeri daha koyu renk olmalı. Daha sonra, göze takoz şeklinin çeşitli rengini vermek için dış bölgelere biraz daha koyu renk ile göz kapağınıza orta vade hafifliğinde olan renk vermeye devam edin. Şimdi, karşıtını yapın. Doğal renkli olan bölgelere koyu renk kullanmayın ve kırışık, doğal bir renk oluşturur. Böylelikle, hafif yukarıya doğru göz kapağınıza koyu renk sürün ve kahverengimsi gri renk ya da biraz başka hafif bir rengi alın kemiğinize sürün. Sürekli iki renk kullanın, üç renk olmasın.” dedi.

Redleaf, gün içerisinde sokakta veya ofiste iyi bir görünüş için, kırışıklığa doğru hafifçe karıştırarak orta tonda bir kahverengimsi gri renk veya göz kapağında başka çarpıcı bir renk kullanıyor. 30 yaş üstü kadınlar için gözün orta kısmından yukarıya doğru karıştırdığını söylüyor, baktığınızda iris olan bu bölge, kaşlarınızın kavisini tamamlamak için kalkık olmasını sağlayacak. Alın kemiği için daha hafif bir ton kullanıyor, tonu dikkatlice karıştırıyor ve gözün kırışık bölgesinde durarak dikkatlice tonu dağıtıyor. Gündüzleri göz kaleminden hoşlanıyorsanız, Redleaf, kirpik hizanızın dış hatlarını takip eden hafif bir kavis yapmak için göz kalemini dikkatli bir şekilde kullanmanızı öneriyor.

Akşamları dışarı çıkarsanız, en koyu rengi kullanmak isteyebilirisiniz. Bu koyu rengi göz kapaklarınıza ve kırışlığınıza doğru birazcık uygulayabilirsiniz. Kırışıklığınızın alt kısmına doğru karıştırın ve alın kemiğiniz için çarpıcı bir ton kullanın. Çarpıcı bir etki için, Redleaf sürmeyle gözlerlinizi çizmenizi öneriyor. Gece göz kalemi için temel bir tavsiye; kirpiklerinizin üst kısmına sürün ve göz kapaklarınızın hizasından yukarıya doğru çizin. Ayrıca, kirpiklerinizin alt kısmının etrafını hafifçe çizmek gözlerinizi daha fazla ortaya çıkarır. Gözünüzün alt kısmının kenarlarına yapmak istiyorsanız (kaşlarınızın alt kısmın da kalın) göz kapağınızı çekmeyin ve derinizin açık renkli kısmının içine doğru çizin. Redleaf, “geceler için” gözlerle eğlenmenin, kullanmak istediğin renkleri keşfetmenin çılgın bir fikir olduğunu, fakat renkleri karıştırırken ve birbirine uydururken kardinal kuralını yıkmamak gerektiğini söylüyor. Göz kapağındaki koyu renk, kırışık bölgede kullanılmaz!”

Kirpikleri kıvırma

Ortaçağ işkence cihazından daha uzak olan bir kirpik kıvırıcısı, kadınların en etkili güzellik silahı olan aletler olarak kullanıldı. 5 dolardan 35 dolara kadar çok fazla marka var. Redleaf, farklılığın çok az olduğunu ama önemli olduğunu vurguluyor. Daha pahalı kirpik kıvırıcısının diğerleri ile aynı temel mekanizmaya sahip olduğunu ve aynı hoş efeliği, fakat daha geniş, daha hafif ve doğal kıvrımı verdiğini ve kirpikleri kenarlara doğru çekmediğini söylüyor. Daha az pahalı kirpik kıvırıcıları, bazen kirpikleri sıkıştırıp çeker, tabiî ki bu hoş bir durum değildir. Kirpiklerin tekrar büyümesi uzun bir süre alır.

Kıvırıcıyı kullanırken, bir makas tutuyormuş gibi tutun. Mümkün olabilecek genişliğe kadar tutacak yerlerinden açın, alın ve gözün dış hatlarına doğru kıvırıcıyı getirin. Kirpiklerinizi, tutacak yerlerine doğru küçük açıklıkta olacak şekilde kirpiklerinizi açarak manevra yapın ve daha sonra sıkıca sıkıştırarak kulpları kapatın.

Redleaf: “İlk olarak kirpiklerin alt kısımlarını kıvırıcı ile sıkın. Daha sonra, yavaş yavaş kıvırıcının tutacak yerlerini açın, kıvırıcıyı bir an için kirpiklerinizden çekin ve tekrar yapın. Söylediği hareketle, doğal ve yukarıya doğru kavisli bir şekil oluşturur, haşin “kıvrılmış” bir görüntü olmaz. Bu görüntü kıvırıcıyı kirpiklerinizin alt kısmına uygulamanızdan ve sıkıca sıkmanızdan oluştu. Kirpik diplerinizi kesinlikle kıvırmayın.

Şimdi maskarayı uygulayım

Kirpiklerinizi kıvırdıktan sonra maskara ile onları belirginleştirmeniz gerekiyor. Redleaf, tam dolgunluk veren maskaraları beğeniyor. İhtiyacınız olan maskaralar kirpiklerinizi uzatmaz, kalınlaştırmaz ya da kıvırmaz. Tanıtım için sahte renkleri kullanan basit bir maskara istiyor, hepsi bu. “ Gördüğünüz herhangi bir maskara kirpiklerinizi kalınlaştırabilir, uzatabilir veya kıvırabilir. Yaptıklarının, kirpiklerinizi tutan bir çok lifin bir araya gelmesinden oluştuğunu söylüyor. “Kümeler ve çok iyi yuvarlak bir görünüm oluşturuyor. Ayrıca, kadınların yorgun ve yaşlı görünmesine neden olur”.

Redleaf, gündüzleri için kirpiklerinizin diplerine veya göz kapaklarınıza maskara (göz kaleminden de sakınabilirsiniz) sürmeyin. “Daha fazla ince tabaka dışında size daha temiz bir görünüm sağlar ve günün sonunda yorgun görünmezsiniz” dedi.

Geceler için, bütün gün dışarı çıkın ve sahip olduğunuz her kirpiği ön plana çıkartın.

Yapacağınız en iyi yöntem; çenenizi hafifçe eğin, başınız çok az geriye doğru olsun ve tıpkı bir soru soruyormuşsunuz gibi kaşlarınızı kaldırarak leke yapmaz maskarayı sürün. Bu hareket, maskarayı hiçbir yere bulaştırmadan kirpiklerinizin alt kısmından yukarıya doğru kirpiklerinizi uzatmanız için maskara fırçasını rahat sürmenizi kolaylaştıracaktır. Bu temel adım hazırlıklarını takip edin. Redleaf, eğilimlerin ne olursa olsun, parlak ve pürüzsüze karşı mat, çıplağa karşı dumanlı her hangi bir bakımı uygulayabileceğinizi söylüyor.

Redleaf’in Kadınlar için Son Tavsiyesi: “Göz kapakları ve dudaklar. Her ikisine aynı anda sahip olamazsınız”. Yani, göz kamaştırıcı gözleriniz varsa mat bir ruj kullanın. Büyük kırmızı dudaklar istiyorsanız göz makyajınızı pek önemsemeyin. “İstemiyorsanız varyete kızı görümünüzden kurtulun”, Redleaf: “Gerçekten bir varyete kızsanız bu hiç hoş değil!” diyor.

Kadınların Duygusal İhtiyaçları

Kadınların Duygusal İhtiyaçları

Kadınların Duygusal İhtiyaçları - Erkek ve kadının duygusal gereksinmeleri çoğu zaman farklıdır. Bu nedenle yakın ilişkilerde duygusal anlamda kendi almak istediklerini verirler, birbirlerini anlamayı ve desteklemeyi bilmezler, hep verdiklerini ama hiç almadıklarını söyleyip birbirlerini suçlarlar, sevgilerinin kabul ve takdir görmediğini sanırlar, yaşadıkları ilişkiden tatmin olamazlar ve öfkelenirler. Kadın üzüldüğünde temas ister, yakınlık ister, konuşmak ister ama erkek karşındakinin bir kadın olduğunu ve farklı duygusal ihtiyaçları olduğunu bilmeden, onun sorunlarını önemsemeyecek sözler sarf ederek ona çözümler önererek destek verdiğini sanır. Erkek sevgi gösterdiğini sanırken, kadın kendini değersiz ve sevilmiyor hisseder. Gerçekte dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir ama kendi sevgi dilinde, yani kadın erkeğin bir sürü soru sorup ilgilendiğini belirtmesine, dokunmasına, onu dinleyip anlamasına ihtiyaç duyar. Kadın ve erkek farklılıklarını bilindiğinde yani kadının İLGİ’ye, ANLAYIŞ’a, SAYGI’ya, BAĞLILIĞ’a, HAKLI GÖRÜLME’ye, GÜVENCE’ye, erkeğin GÜVEN’e, KABUL’e, TAKDİR’e, BEĞENİLME’ye, ONAYLANAMA’ya, TEŞVİK EDİLME’ye ihtiyaç duyduğu anlaşıldığında ilişkikde çatışma yerine koşulsuz sevgi ve kabul inşa edilebilir.

MENFAAT İÇEREN, KOŞULLU VE KOŞULSUZ SEVGİ...

Erkek öncelikle başarı, ihtiyaç duyulmasını, güven, kabul, takdir, beğenilme, onay ve teşvik bekler, kadın ise yakınlık, temas, merhamet, anlayış, sevgi, bağlılık, haklı görülme ve güvence arar. Bu tür karmaşık duygusal gereksinmelerin büyük bölümünün temelinde ise “sevgi ihtiyacı” vardır. Sevginin ise üç türü vardır. “Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim” şeklinde anlam bulan “menfaat içeren sevgi” yani “eğer” türü sevgi, en çok rastlanan ve sevenin, istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak koşullu vaat edilen sevgi türüdür. Bencilce olan bu sevginin amacı sevgi karşılığında bir şey kazanmaktır. Koşullar yerine gelmediğinde de sevgi giderek nefrete dönüşüyor. “Seni seviyorum, çünkü çok güzelsin” şeklinde anlam bulan “koşullu sevgi” yani “çünkü” türü sevgi, kişinin bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevildiği bir sevgi türüdür, sevgi sahip olunan bir niteliğe ya da koşula bağlıdır. Ama insanlar oldukları gibi sevilmeyi tercih ederler. “Her şeye rağmen seni seviyor ve olduğun gibi kabul ediyorum” şeklinde anlam bulan “koşulsuz sevgi” yani “rağmen” türü sevgi, kimseye bir yük getirmediği için rahatlatıcıdır. Yüreklerin en çok susadığı ve ruha şifa veren koşulsuz sevgide, insanın iyi, çekici, zengin konum edinerek sevgiyi kazanması gerekmiyor. Kusurlarına, iyi ve kötü huylarına ya da kötü geçmişine rağmen olduğu gibi, o haliyle sevilebilir.

SEVGİ KOŞULSUZ PAYLAŞIMDIR...

İnsan önce kendini sevmeli, sonra birbirini sevmeli ama sevgiden bağlar üretmemelidir. Sevgi bir armağan olmalı ama bedeli olmamalıdır. Erkek özgürlük ve koşulsuz sevgiye sahip olursa başka şeye ihtiyacı kalmaz. Elde etmiştir, onun olan için şüphe etmez. Sevgi bağımlılığa dönüştüğü anda yıkıcı bir hal alır, taleplerde bulunduğu anda hapishaneye benzer, özgürlükleri sınırlar. Bu nedenle sevgi özgürlük verici bir kalitede olmalıdır, zincir vurucu değil; kanat takıp mümkün olduğunca yükseklere uçmanızı sağlamalıdır. Olgun ve gerçek sevgi sadece koşulsuzca vermeyi ve kabul etmeyi bilir ve asla karşılık beklemez; sevgi koşulsuz paylaşımdır. Koşulsuz sevgi hayatın en büyük sihridir, çok özel deneyimidir. Koşulsuz sevgi, yaşanması ve anlaşılması gereken yegâne gizemdir, o insana gelir, toplum tarafından verilmez, doğuştan gelir. Koşulsuz sevginin kaynağı hali hazırda mevcuttur, o insanın içindedir, varlığının ta kendisidir. Eğer erkek gerçekten seviyorsa asla hayal kırıklığına uğratamaz, çünkü zaten baştan bir beklentisi yoktur. Gerçek olmayan sevgi ise asla tatmin edilemez, çünkü öylesine büyük bir beklenti içindedir ki yapılan her şey az gelir, sürekli tartışmalar çıkar.

ERKEĞİN MUTLULUĞU KADININ MUTLULUĞUNDAN GEÇER...

İnsanda sevme ve sevilme arzusu çok kuvvetlidir. İnsan doğası gereği sevmeye ve sevilmeye hazırdır ama insan nasıl seveceğini bilmeden sevdiğinde, sevdiği kişiyi yaralar. Kadın için dinlenmek ve anlaşılmak, sevginin diğer adıdır. Bir erkeğin kadının olumsuz duygularını ve acısını anlaması, o kadına verebileceği en büyük hediyedir. Kadınca dilinde erkek dinlemezse ve anlamazsa, sevememiş demektir. Erkeğin anladığını, koşulsuzca sevdiğini ve kabul ettiğini hissetmek kadının ihtiyaç duyduğu bir şeydir. Ama erkek bu gerçeği teorik olarak kavrasa bile, kendi erkeksi düşüncelerinin, erkeksi ihtiyaçlarının, erkeksi duygularının ve erkeksi sıkıntılarının içinde o kadar kaybolur ki, çoğu zaman kadına istediği ve ihtiyaç duyduğu şekilde anlayış gösteremez. Zen öğretisine göre; eğer bir bardak suya, bir avuç dolusu tuz atarsanız, o su içilmez olur ama bir avuç tuzu bir nehre atarsanız, insanlar hala o sudan içip, yemek pişirebilirler. Nehir kocamandır, kabullenme ve dönüştürme yetisi vardır. Kalbimiz küçükse, anlayışımız ve merhametimiz limitlidir ve acı çekeriz. Diğer insanları ve hatalarını kabullenemeyiz ve değişmelerini bekleriz. Ancak kalbimiz büyüdüğünde, böyle şeyler bize acı çektirmez. Çok fazla anlayış gösterebiliriz ve diğer insanları kabulleniriz. Onları oldukları gibi kabullendiğimizde, değişim şansları da olur. Bu durumda, asıl soru erkeğin kalbini nasıl büyütebileceğidir. Bunun yolu da erkeğin kadın-erkek farklılıklarını kabul etmesi, kendini tanıması ve anlaması, kendi acılarını fark edip kendine merhamet göstermeye başlamasından geçer. Çünkü erkek içindeki kadınsı yönü keşfettikçe, kendini mutlu etmek için kadını mutlu etmeyi öğrendikçe sevme yeteneğini de geliştirmiş olur. Erkeğin mutluluğu kadının mutluluğundan geçer. Sevgi öğrenilen dinamik bir etkileşimdir. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarını bırakabilecekleri en değerli miras para, ev, arsa değil koşulsuz sevgi ve kabuldür, kendi mutluluklarıdır. Eğer mutlu ebeveynlere sahipsek, en büyük zenginliğe de sahibizdir.

GERÇEK VE OLGUN SEVGİ...

Gerçek ve olgun sevgi; iyilik, merhamet, neşe ve sakinlikten oluşur. Erkekteki sevgi dolu iyilik, kadına mutluluk verebilmektir, ancak erkek kendi mutluysa başkalarına mutluluk verebilir, kendini kabullenip sevdiğinde kadına da mutluluk vermesi mümkün olur. Erkek “BEN, SEN ile birlikte BİZ olmak istiyorum” dediğinde hem derin bir ilişkiye girmiş olur hem de sınırlarını korumuş olur. Erkek kadın olur, kadın da erkek… Erkeğin acısı kadının acısıdır. Kadının acısı erkeğin acısıdır. Mutluluk ve acı artık kişisel değil, ilişkiseldir. Bu da karşılıklı saygı ve güvenle ama en çok da merhamet ile mümkündür. Erkek kadını sevdiğinde, onu rahatlatabilmeli ve acısını dindirebilmelidir, bu her erkeğin öğrenmesi gereken bir sanattır. Eğer erkek, kadının acılarının kökünü anlayamazsa ona yardımcı olamaz, tıpkı bir doktorun sebebini bilmeden hastalığı iyileştiremeyeceği gibi… Erkek kadını anladıkça, daha çok sever, daha çok sevdikçe daha çok anlar. Olgun olmayan bir erkek “BEN, seni seviyorum”dediğinde sevme işini yapan BEN’e odaklanır, bunun sebebi başarıya odaklı erkek doğasıdır. Ama gerçekte erkeği erkek yapan kadındır, bir çiçeği çiçek yapan şeyler çiçek olmayan şeyler olduğu gibi… Çiçekten çiçek olmayan her şeyi çıkarırsak, geriye çiçek kalmaz. Bir çiçek tek başına var olamaz. Bir erkekten erkek olmayan her şeyi çıkarırsak, geriye erkek kalmaz. Bir erkek tek başına var olamaz. Sadece erkek kadın ile beraber var olabilir. Erkek kendi başına var olamaz. Erkek içindeki kadın tarafıyla erkektir, kadın içindeki erkek tarafıyla kadındır. Bu nedenle erkek kadın ile beraber var olduğunu görebilirse, onun acısının kendi acısı, onun mutluluğunun kendi mutluluğu olduğunu fark edebilir. Çünkü sevgi korkusuzluğun ifadesidir. Erkek sevdiği zaman başarısız olma korkusu kaybolur, ne kadar çok severse korku o kadar çabuk kaybolur. Korku sadece erkek koşulsuzca sevmediğinde ortaya çıkar. Korku sevginin yokluğudur.

SEVGİ YETERSİZ KALDIĞINDA...

İnsan doğası gereği hep almak istediğini verdiği için sevgi çoğu zaman yetersiz kalır. Kadın ilgi görmeyi, anlaşılmayı, teması istediği için erkeğe hiç düşünmeden abartılı bir ilgi ve anlayış gösterir. Ancak bu erkek açısından boğucu ve bunaltıcı bir deneyim olmanın yanında sanki eşi ona güvenmiyormuş izlenimini verir. Çünkü erkeğin temel gereksinmesi başarılı olmak, kendini özgür hissetmek ve güvendir. Erkek var olan meseleyi hem çözmek istediği için kadın duygusal bir kriz yaşadığında hiç düşünmeden çözüm önerir. Ancak bu kadın açısından “anlaşılmıyorum” şeklinde bir deneyim olmanın yanında sanki eşi sevmiyormuş izlenimini verir. Çünkü kadının temel gereksinmesi çözüm bulmak değil, dinlenmek ve anlaşılmaktır. Böylece ilişki kısır bir döngüye sıkışıp kalır. Bu döngüden çıkmak için erkeğin kadınla iletişim kurmayı öğrenmesi, sinirlenmeden ya da öfkelenmeden dinlemeyi başarması gerekir. Böylece erkek hem eşine harika bir armağan vermiş olur hem özgürlüğünü perçinler hem de kendini başarılı bulabilir. Erkeğin “dinleme sanatın”ı öğrenmesi gibi kadının da erkeğe “gaz verme sanatı”nı öğrenmesi önem taşır. Gaz veren bir kadın gerçekte erkeği değiştirmeye ya da düzeltmeye çalışmak yerine ona olabileceğinin en iyisi olma fırsatını tanıyordur, akıl değil, güven veriyordur. Çünkü erkek akıl verilmesinden ve adam edilmeye çalışılmasından hiç hoşlanmaz ama “yaptığı DAVRANIŞLAR’ın takdir edilmesi”nden çok hoşlanır. Erkek değişmeye karşı direnir, çünkü yetersiz ve başarısız olduğunu düşünür, kontrol edildiğini, adam yerine konulmadığını, yönlendirildiğini, reddedildiğini ve sevilmediğini hisseder. Erkek kusurlarına rağmen kabul edilme ihtiyacındadır. Oysa erkek kadından gaz aldığında, koşulsuz sevildiğinde ve kabul edildiğinde, kendisine güvenildiğinde, kabul ve takdir edildiğinde olgunlaşır ve gelişir. Sonuç olarak erkek ve kadın, birbirlerinin farklılıklarını olduğu gibi kabul ettiklerinde, kendilerine özgü gereksinmelerini dikkate aldıklarında, birbirlerini kendi sevgi dillerinde desteklemeyi öğrendikçe, sağlıklı ve mutlu bir ilişki, büyüme ve gelişme kendiliğinden olacaktır.